Tüp Bebek

İnsan yumurtasının vücut dışında döllenmesi ilk kez 1973’te başarılabilmiştir. Fakat oluşan embriyodan gebelik elde edilememiştir. Temmuz 1978’de İngiltere’de ilk tüp bebek olan “Louise Brown” dünyaya gelmiştir. Bundan sonra artık yumurtlama tedavilerinde kullanılan hormon ilaçları geliştirilmeye başlanmıştır. Gerçek ilerleme ise 1996’da ICSI’nin (mikroenjeksiyon) bulunması ile kaydedilmiştir. Böylece tüp bebek uygulamalarındaki başarı oranı da artmış ve erkeğe bağlı kısırlık problemlerinde de önemli yol kat edilmiştir.

Yumurta hücresi:

Normal yaşam boyunca erişkin bir kadın, menopoz dönemine kadar her ay bir yumurta hücresi meydana getirir. İnfertilite tedavilerinin birçoğunda, fazla sayıda embriyo oluşturabilmek için yumurta hücrelerinin sayısı artırılır. Bu işlem, çeşitli hormon ilaçlarının kısa süreli kullanımı yoluyla yapılır. Fazla sayıda yumurta, döllenme ve kaliteli embriyolar geliştirme şansını artıracak ve en kaliteli embriyonun anneye yerleştirilmesine olanak tanıyacaktır.

Sperm hücresi:

Her ay tek bir tane üretilen yumurta hücresinin tersine, erkeğe ait üreme hücresi olan sperm sayısı milyonlarcadır. Erkek üreme organlarında bir spermin yapılış süreci yaklaşık 75 gündür. Bu süre sonunda olgun hale gelen spermler semen içinde dış ortama atılır. Normal şartlarda sperm hücreleri, tek bir yumurta için yarışa girerler ve içlerinden en hızlı, en kaliteli olanı yumurta hücresinin dışındaki zarı delerek döllenmeyi gerçekleştirir.

Döllenme:

Sperm, yumurta hücresine girdikten 16-20 saat sonra döllenmenin belirtisi olan 2 adet “pronükleus” görünür hale gelir. Pronükleuslardan biri anneye, diğeri ise babaya ait genetik materyali, yani kromozomları içermektedir. Saat ilerledikçe bu ikisi birbiri içine geçerek birleşirler ve yavruya ait kromozomları oluştururlar.

 

TÜP BEBEK TEDAVİSİ

1.Yumurtlama Takibi ve Zamanlanmış İlişki

Hastaya adetinin 2. ya da 3. gününde ultrason çekilir. Yapılan ultrasonografide rahim içinde ya da yumurtalıklarda tedaviye başlamak için bir engel yoksa hastaya yumurtalıkları uyarmak için ağızdan alabileceği ilaçlar verilir. Bu süre içinde belirli aralıklarla ultrason takibi yapılır.

 

2. Aşılama (İntra Uterin İnseminasyon-IUI):

Sperme ait sayı, hareket, şekil ile ilgili hafif bozukluk durumlarında, rahim ağzı mukusta problem (sperm öldüren antikor) varlığında, cinsel ilişkiye girememe ve açıklanamayan infertilitede uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemle kadının yumurtaları hormonlarla uyarılır ve yumurtaların gelişimine göre işlemin uygulanacağı zaman belirlenir. Erkekten alınan sperm örneği özel laboratuvar işlemlerinden geçirilerek kalite ve hareketlilik artırılır. Hızlı hareket eden sağlıklı spermler işlemde kullanılmak üzere ayrıştırılır. Hazırlanan sperm, muayene pozisyonunda özel bir kanül yardımı ile kadının rahmine verilir ve işlemden sonra hasta yatarak yarım saat dinlendirilir. Bu işlemin başarı oranı da kişiden kişiye değişiklik gösterir.

 

3.IVF (In Vitro Fertilizasyon-Tüp Bebek):

Bu yöntemde; hormonlar aracılığı ile uyarılan yumurtalar belirli aralıklarla yapılan ultrasonografi ile gelişimleri takip edilir. Folikül adı verilen yumurta kesecikleri belirli büyüklüğe ulaştığında yumurta toplama işlemi hazırlıklarına geçilir. Yumurtaların olgunlaşmasında rol oynayan Çatlatma İğnesi uygulamasını takip eden 35.- 36. saatte Yumurta Toplama İşlemi gerçekleşir. Elde edilen yumurtalar laboratuvar şartlarında özel solüsyonlar içinde toplanır. 37 derece vücut sıcaklığında, embriyo için uygun gaz karışımı içeren kabinlerde (inkübatör) bekletilir. Nemli ve karanlık bir ortama sahip olan bu inkübatörler anne rahmini taklit etmektedir. Diğer taraftan hastanın eşinden alınan spermler laboratuarda özel işlemlerden geçerek hazırlanır.

Hazırlık işlemlerinden sonra yumurtalar ile spermler mikroskop altında bir araya bırakılarak döllenmesi beklenir. Her bir yumurta etrafında 50.000-100.000 sperm olması gerekir. İşlemden sonraki gün yumurtaların döllenmeleri, takip eden günlerde ise bölünmeleri kontrol edilerek tüm bilgiler hasta kaydına geçirilir.

Embriyolog ve jinekologlar tarafından belirlenen uygun zamanda (işlemi takip eden ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci gün) en kaliteli embriyolar seçilir. Uygun sayıda embriyo ince bir kanül vasıtası ile rahim içerisine yerleştirilir. Transfer edilecek embriyo sayısı, anne adayının yaşına, embriyoların kalitesine ve önceki denemelere göre değişiklik gösterir. Normal uygulamalarda bu sayı en fazla üç embriyo olarak sınırlandırılır.

 

4.ICSI (İntrastoplazmatik sperm enjeksiyonu- Mikroenjeksiyon):

Semen örneğindeki sperm sayısının, hareketliliğinin ve normal yapıdaki sperm sayısının az olduğu ya da normal sayıda sperm olmasına rağmen spermlerin yumurtayı döllemede başarısız olduğu durumlarda uygulanan bir yöntemdir. Mikroenjeksiyon işlemi uygulanacak yumurtaların olgun olup olmadıkları önceden tespit edilmelidir. Düzgün yapısal özellik gösteren sperm mikroskop altında yüksek büyütme ile seçilerek alınıp yumurta içine enjekte edilir. Bu işlemde tek bir sperm hücresi ile tek bir yumurtanın döllenmesi sağlanır. Bundan sonra ise IVF uygulamasında olduğu gibi ertesi gün döllenmeler, sonraki günlerde ise bölünmeler takip edilir. En iyi kalitedeki uygun sayıda embriyo anne adayının rahmine yerleştirilir