Çocuk Kalp Sağlığı

Çocuklarda kalp hastalıkları başlıca doğumsal ve edinsel (sonradan oluşan kalp hastalığı) olarak iki ana gruba ayrılabilir. Her iki gruptada ritim bozukluğu denilen sorunlarla da karşılaşılmaktadır.

Doğumsal kalp hastalıkları morarma, sık nefes alıp verme, sıkıntılı solunum, kalp hızında artma, sık solunum yolu enfeksiyonu, kilo alamama-gelişme yetersizliği, egzersizi tolere edememek, çabuk yorulma, göğüs ağrısı, bayılma gibi değişik bulgularla ortaya çıkabilir, ancak doğumsal kalp hastalıklarının büyük kısmında çocuğu ve aileyi rahatsız edecek belirgin bir bulgu yoktur. Rutin muayene sırasında çoğunlukla üfürüm duyulması ve bazı diğer bulgularla (örneğin; kalp grafisinde kalp büyümesi şüphesiyle) çocuk hekimi kalp hastalığından şüphelenerek hastayı çocuk kardiyoloji uzmanına yönlendirebilir. Sonradan oluşan kalp hastalıkları da benzer bulgularla kendini gösterir.

Doğuştan olan kalp hastalıkları erken dönemde kendini gösterebileceği gibi bazılarında hastalık yıllar içinde yavaş gelişerek erken bulgu vermeyebilir. Bulgular geç ortaya çıkabilir, hatta çocukluk çağında fark edilmeyebilir. Erişkin dönemde kalp hastalığı tanısı konup ameliyat edilen bir çok hasta ile karşılaşılmaktadır.

Doğuştan kalp hastalığı her yeni doğan 1000 bebekten 8’inde görülür. Büyük kısmı morarmaya neden olmaz, bu nedenle morarmanın olmaması kalp hastalığı olmadığının kesin bir göstergesi değildir. Kalp Hastalıklarınının tanısında fizik muayene, kalp elektrokardiyografisi (EKG), kalp grafisi (Telekardiyografi),Kalp ultrasonografisi (Renkli Doppler ekokardiyografi) gibi temel tanı yöntemleri dışında ilave olarak bazı hastalara kalp kateterizasyonu ve anjiografisi, ritim bozukluklarında 24 saatlik EKG izlemi (HOLTER EKG), transtelefonik EKG, elektrofizyolojik çalışma dahil olmak üzere ileri tanı yöntemleri de kullanılabilir.

Sonradan oluşan kalp hastalık grubu da sık görülen ateşli eklem romatizması, enfeksiyöz, metabolik ve sistemik hastalıklara eşlik eden kalp hastalıkları ve benzeri kalp hastalıklarıdır.

Doğuştan oluşan kalp hastalığının büyük çoğunluğu acil müdahale gerekmeyen, sadece tanı konduktan sonra izlenmesi gereken hastalıklardır, örneğin kalp deliklerinin yaklaşık % 40-50’si kendiliğinden kapanır, önemli kısmı kapanmasa bile müdahale gerektirmez. Çocuğun gelişimi sırasında oluşabilecek ilave sorunlar, seyrek de olsa müdahale olasılığı nedeniyle çocuk kardiyoloji uzmanı tarafından izlenir

Girişimsel kalp kateterizasyonu denilen yöntemlerle ve seçilerek bazı hastalarda damar bağlantıları tıkayıcı madde ile kapatılabilir, darlıklar balonla açılabilir. Kompleks doğumsal kalp hastalıkları dediğimiz grupta çok erkenden hatta bebeğin doğduğu ilk günlerde bile rahatlatıcı veya tamamen tedavi edici dediğimiz kalp ameliyatlarının yapılması gerekebilir. Bazı vakalarda ise hastalığın durumuna göre izlenerek ameliyat ihtiyacı ve zamanı belirlenir.