Kolorektal Cerrahi

Kolorektal Kanser

Kolorektal kanser kolon (kalın bağırsağın 150-180 cm uzunluğundaki parçasını oluşturan kas yapılı bir tüp) ve rektumda (kalın bağırsağın 15 cm’lik son kısmı) oluşan bir kanserdir. Kolon gıdalardan alınan su ve besin maddelerini emer ve rektum daha sonra anüs aracılığıyla vücuttan atılan dışkı için bir bekleme yeri görevi görmektedir.

Kolon dört kısma ayrılmaktadır: çıkan kolon, transvers kolon, inen kolon ve sigmoid kolon. Çoğu kolorektal kanser rektumun hemen yukarısındaki kısım olan sigmoid kolonda meydana gelmektedir. Kolorekral kanserler genellikle iç tabakada başlamakta ve kolon-rektumu oluşturan dokunun çeşitli tabakalarının bazılarında veya tümünde büyüyebilmektedir. Kanserin farklı doku tabakalarına nüfuz etme boyutu hastalığın evresini belirlemektedir.

Çoğu kolorektal kanser, çoğunlukla polip olarak adlandırılan küçük iyi huylu oluşumlar halinde başlamak suretiyle, uzun yıllar içinde yavaş olarak büyümektedir. Kolorektal kanserlerin küçük bir yüzdesi – çoğunlukla hastalığın kalıtsal formları – çok sayıda polipin ortaya çıkmasına neden olabilir, ancak bu kolorektal kanser tipleri seyrek olarak gözlenmektedir.Kolorektal kanser genellikle kolon içerisinde oluşmakla birlikte, ileri evreye ulaştığında metastaz yapabilir. Kolorektal kanser sıklıkla önce , karaciğere ve akciğere yayılma eğilimi gösterir.

Kolorektal Kanser Türleri

Kolorektal kanserlerin yüzde 95’den fazlasını adenokarsinomalar oluşturmaktadır. Adenokarsinomalar kolonun ve rektumun iç tabakasını örten hücrelerin kanserleşmesi olarak tanımlanmaktadır. Daha seyrek gözlenen tümör tipleri arasında karsinoid tümörler, gastrointestinal stromal tümörler ve lenfomalar bulunmaktadır. Kolon ve rektum kanserleri benzer hastalıklar olduğundan, genellikle “Kolorektal Kanser” adı altında gruplandırılmaktadırlar. Tanı amacıyla, bir türü diğerinden ayıran temel özellik genellikle tümörün geliştiği yerdir.

Bununla birlikte, kolon kanseri ile rektum kanserinin tedavi edilme yöntemleri arasında önemli farklar bulunmaktadır. Kemikli pelvisin dar sınırlarına bağlı olarak, rektum kanseri cerrahisi kolon kanseri cerrahisinden genellikle daha karmaşıktır. Bu bölgede cinsel fonksiyonu ve mesane fonksiyonunu kontrol eden sinirler bulunduğundan, bunlara zarar vermekten mümkün olduğunca kaçınmak için dikkatli olunmalıdır. Rektum kanserinin cerrahi girişimden sonra nüks gösterme olasığı da çok daha fazladır.

Genetik ve Kolorektal Kanserler

Kolorektal kanser olgularının yaklaşık yüzde 5 ila 10’u ebeveynlerden çocuklara geçen genetik mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. Bugün, doktorlar bu olguların tümünden olmasa da bazılarından sorumlu olan iyice tanımlanmış iki kalıtsal kolon kanseri formunu tanımaktadırlar: bunlar 1.Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ve Lynch sendromu olarak da bilinen kalıtsal polipozis dışı kolorektal kanserdir (HNPCC). Araştırmacılar birçok başka kalıtsal kolorektal kanser tipi hakkında da bilgi vermektedir.

Kolorektal kanserler çoğunlukla herhangi bir semptom sergilemeksizin ortaya çıkmaktadır. Semptomlar gözlendiğinde, kanser sıklıkla ileri evreye ulaşmıştır. Bu nedenle, kanserin ilerlemiş hastalığa göre daha iyileştirilebilir olduğu erken bir evrede saptanması için kolonoskopi ve dışkıda kan testleri gibi tarama testleri önerilmektedir. Daha önemlisi, tartışıldığı üzere, kolorektal kanser rutin tarama ile büyük ölçüde engellenebilmektedir, Çünkü kolorektal kanserler polip olarak adlandırılan iyi huylu oluşumlar halinde ortaya çıkmaktadır ve tarama amaçlı bir kolonoskopi ile çoğu polip tanımlanabilir ve alınabilir. Böylece, kolorektal kansere yakalanma riski büyük ölçüde